Blog

GENÇ GÖRÜNÜMLÜ CİLDİN SIRLARI

GENÇ GÖRÜNÜMLÜ CİLDİN SIRLARI

 

Cildimizin erken yaşlanmasını önlemek hatta genç görünmesini sağlamak alınabilecek basit önlemler ile mümkündür. 

 

Güneş ışınlarının içerdiği Ultraviyole ışınları cildimizdeki hücre çekirdeğinde değişime neden olarak, kolajen ve elastik yapıların bozulmasına neden olur ve cilt sağlığı üzerinde zararlı etkiler bırakır. Bu durum ciltteki yaşlanma sürecini hızlandırır; deride incelme, elastikiyet kaybı, kırışıklık ve leke oluşumuna neden olur. Güneş ışınlarının uzun vadede görülen zararlı etkisi ise; cilt kanserini tetikleyebilmesidir.

 

  Ultraviyole Işınlarının Zararlı Etkilerinden Korunmak İçin;

 

- Güneşin, vitamin D sentezini yapabildiği öğlen 15 -20 dakikalık dilim dışında

   dışarıda durmaktan kaçınmalı,

- Bu saatlerde dışarıda bulunmak zorunda kalınırsa şapka ve güneş koruyucu

   kullanmalı,

- Dışarıya çıkmadan 30 dk. önce 30 faktör veya üzerinde güneş koruyucu krem

  kullanmalı,

- Güneş koruyucu kremlerin koruyucu etkisi maksimum 4 saat sürebildiği için 4 saatte

   bir güneş koruyucu kremleri yenilemek gibi tedbirler alınmalıdır.

               

Hava sıcaklıklarındaki değişim ciltte kurumaya neden olur. Bu nedenle özellikle mevsim geçişlerinde düzenli olarak nemlendirici krem kullanılması gerekmektedir. Özellikle diyabet, guatr ve böbrek hastalıkları genel sağlığı etkilediği gibi cilt kuruması, tırnak kırılması, saç dökülmesini de tetikler. 

 

Cildin temel ve sinsi düşmanlarından biri de strestir. Stres vücutta bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek birçok hastalığa karşı vücudu savunmasız bırakır. Genellikle cilt hastalıklarına doğrudan neden olan stres; bazen de cilt hastalıklarının şiddetinde artışa neden olabilir. Sedef hastalığı, kurdeşen, egzama ve saçkıran stresin etkilediği cilt hastalıkları arasındadır.

 

 

Uykusuzluk, gözlerde şişmeye, kızarmaya, göz altlarında koyu halkalar oluşmasına yol açar. Ayrıca cildin daha soluk renkte görünmesine ve yaşlanma belirtilerinin daha hızlı ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle sağlıklı bir cilt için düzenli uyku önemlidir.

 

 

Dengesiz beslenme de düzensiz uyku gibi cilt sağlığını olumsuz yönde etkileyen faktörlerdendir. Kızartılmış gıdalar vücuttan oldukça zor atılan oksitlenmiş yağ içerirler. Atılamayan yağ kan damarlarında birikerek cilde oksijen ulaşmasına engel olur. Oksijen miktarının düşmesi ise kolajen ve elastik yapıların azalarak cildin esnekliğini kaybetmesine yol açar. Şeker kullanımının azaltılması veya tamamen bitirilmesi ciltteki kolajen maddesinin azalmasını önler ve cildi kırışıklıklardan arındırarak genç görünüm kazandırır.

 

 

Sigara, nikotin, duman, zift, alkol cildin hava almasını engeller, ciltte solukluk ve kuruma meydana gelir. Ayrıca sigara ve alkol ciltteki kolajen seviyesini azaltarak erken yaşlanma belirtilerinin görülmesine neden olur. Cildin oksijen ihtiyacını karşılayan kılcal damarlar sigara dumanına maruz kaldığında daralır ve cilt oksijenasyonu azalır; bu durum kırışıklıkların belirginleşmesine yol açar. Sigara ve ciltte oluşturduğu toksin içeren zehirli maddelerle savaşabilmek için her gün C vitamini kullanmak faydalıdır.

 

 

 

Toz ve çevre kirliliği gibi dış faktörler sonucu cildin gözeneklerinin tıkanmasıyla ciltte sivilce ve siyah noktalar meydana gelir. Bu durumda kişinin cilt tipine uygun cilt bakım toniği kullanması önemlidir.

 

 

Kısacası dengeli beslenme, düzenli uyku, bol su tüketimi, sigara ve alkol tüketiminin aza indirilmesi veya hiç kullanılmaması; cilt tipine uygun güneş koruyucu, nemlendirici ve temizleyici kullanımı ile cilt hem taze ve dinç hem de daha genç görünebilir.

 

Cilt ile ilgili yaşanılabilecek tüm sorunlarda uzman bir doktor desteği alınması gerektiğini unutmayınız.